Ev emekçilerinin gerçekleri: Sömürü, aşağılama, taciz, fazla çalışma, eksik sigorta…

0
286

Türkiye’de birçok kadın temizliğe gittiği evlerde sigortasız çalışıyor. Sigortası ödenenler ise farklı bir mağduriyet yaşıyor. Türlü çeşitli hakaret ve aşağılamalara, kimi zaman tacize maruz kalan ev emekçileri uzun çalışma saatleri boyunca çalıştırılıyor, üstelik sigortaları bazen eksik ödenirken, bazen hiç ödenmiyor…

“Kaçak çalışan göçmen temizlikçi kalmayacak”

“Gündelikçiler sigortasız çalıştırılmayacak”

“Ayda 10 günden fazla temizliğe gidenlere kolay emeklilik ve ceza affı”

“Ev işlerine kolay,basit ve hak kaybına yol açmayan düzenleme!”

Ve yüzlercesi…

Bunlar ev emekçilerinin çalışma şartlarının düzenlenmesi sonrası yıllık periyotlarla okuduğumuz haberler.

Bir de gerçekler var:

“İşe yetişmeye çalışan temizlikçi kadın kazada öldü.”

“Pencereden düşen temizlikçi kadın öldü.”

“Temizlikçi kadınların hayatı: bir yılda 51 ölüm, 3 bin yaralanma, 400 taciz.”

“Temizlik görevlisi pencere silerken düşüp öldü.”

“Pencere silerken düşen Raziye Topçu için 112’yi ev sahibi değil mahalle sakinleri aradı. Raziye Topçu hayatını kaybetti.”

“Pencere silerken düşüp ölen temizlikçi kadın tamamen kusurlu bulundu.”

Ve binlercesi…

Türkiye’de birçok kadın temizliğe gittiği evlerde sigortasız çalışıyor. Sigortası ödenenler ise farklı bir mağduriyet yaşıyor. Örneğin ayda 20-25 gün çalışan emekçinin sigortası 5-6 gün yatırılıyor.
Bazılarının ödenen sigorta primleri kendilerinin maaşlarından kesiliyor.

Göçmen emekçilerin önemli bir kısmı maaşlarının ve haklarının çoğunu alamıyor. Zaten sigortasız çalışan emekçilerden dolar üzerinden maaş alanlar ya işten çıkartılıyor ya da maaşları düşük kur üzerinden TL olarak veriliyor.

Kadınların çoğu hakarete, aşağılanmaya ve tacize maruz kalıyor. “Güvenli” olan evlerde ise haklarının budanmasına göz yummak zorunda bırakılıyorlar.

Sosyal hakları hiçbir zaman tanınmıyor. Birçoğu ayda 150-200 TL arasında yol parası verirken bu ücret kendi ceplerinden çıkıyor. Neredeyse hiçbiri yemek için ayrı bir ücret alamıyor hatta önemli bir kısmı kendi pişirdiği yemekleri yiyecek bir molaya bile sahip değil. Yarım gün çalışan ev emekçileri günde 7 saate yakın çalıştırılıyor tam gün çalışanlar ise mesai saati bitmesine rağmen işleri bitmeden evden çıkamıyor.

Çalıştıkları evlerde yapılacak iş olmadığında ise patronları tarafından komşularının, arkadaşlarının evlerine temizliğe gitmek zorunda bırakılıyorlar.

En büyük mağduriyeti ise çalıştıkları evlerde “yatılı işçi” olarak çalışanlar yaşıyor. Gösterişli evlerin en küçük, çoğu zaman güneş görmeyen odalarında kalan emekçiler 24 saat boyunca işteler. Sabah kahvaltısından akşam meyvesine kadar her getir-götür isini yapan, çocuk bakan, çamaşır yıkayan, ev temizleyen bu emekçilerin işleri patronları uyuduğunda bitiyor.

Haftada bir gün dışarı çıkma izni bulunan ev işçileri çoğu zaman hangi gün izne çıkacağını bile kendi belirleyemiyor. Birçok emekçi yatılı olarak çalıştığı evlerde yedikleri yemeğin,kullandıkları suyun hatta uykularının bile patronlarını rahatsız ettiğini söylüyor. Önemli bir kısmı tazminatsız olarak işten çıkartılıyor.

Ev emekçilerinin çoğu hayatını cam silerken kaybediyor. Bunların yanında yemek veya ütü yaparken önemli derecede yanıklar yaşıyorlar. Bina merdiveni silerken düşüp yaralanan yüzlerce kadın sigortasız çalıştığı için hiçbir hak iddia edemiyor. Bu olaylar ile ilgili çoğu zaman dava açılmıyor, açıldığı durumda ise kararlar emekçiden yana olmuyor. Haklarının budanması nedeniyle patronuna dava açan emekçiler çoğu zaman başka evlerde de iş bulamamaya başlıyor.

Özetle örgütsüz olan emekçiler, örgütlü patronlar tarafından açıkça zulme uğruyor.

Nur ÇUHADAR

http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/ev-emekcilerinin-gercekleri-somuru-asagilama-taciz-fazla-calisma-eksik-sigorta-246533

CEVAP VER