Gevher Nesibe Hatun

0
356

Gevher Nesibe, Selçuklu Sultanı Gıyaseddin Keyhüsrev’in kız kardeşidir. Rivayet edilmektedir ki Gevher Nesibe evlilik çağına gelince Selçuklu Kumandanlarından birisi O’na talip olur ve evlenmek ister.

Ancak abi Gıyaseddin, bu kumandandan Selçuklu geleneği icabı bir şart koşar. Bu da şudur: 

Emrindeki askerlerle bir bölgenin fethedilmesi ve Selçuklu sınırlarının, topraklarının genişletilmesi talebidir. Ve öylede olur, kumandan sefere çıkar geniş bir bölgeyi Selçuklu topraklarına katar. Fakat muharebe çok çetin geçer ve bu kumandan yaralanır, kan kaybeder ve Kayseri’ye döner tedavi edilir, bir türlü çare bulunamaz, geç kalınmıştır ve evlenemeden vefat eder.

Bu ölüm olayı Gevher Nesibe’yi çok üzer, O’nu sarsar ve yatağa düşürür. O dönemin hekimleri Gevher Nesibe’yi tedavi edebilmek için her çareye baş vururlar, fakat bir çare bulamazlar. Ölüm döşeğinde yatarken abisi Gıyaseddin Keyhüsrev ziyaretine gelir ve vasiyetini sorar.

“Sevgili kardeşim, iki gözüm ve bacım, görünen o ki sen Rabbine yürüyorsun. Yarın Huzur-u İlahide sana karşı hizmetini yerine getirmemiş olmayayım. Bu hakkını nasıl ödeyeyim senin? Benden ne istersin? Bir vasiyetin var mı?

Öyle Bir Şifahane Olsun ki Gönüller de Beden de Şifa Bulsun…

Yorgun ve bitkin Nesibe başını kardeşine doğru çevirir, tebessümle yüzüne bakar. İki eliyle O’nun elini tutar ve kısık bir sesle şunları söyler:

“Sevgili ağabeyim, takdire tedbir çare değildir. Bizi Yaratan bize nasıl bir kader tayin etmişse, o tecelli edecektir. Bunu kabullenmemek Allah’ın iradesine isyan olur. Biz doğduğumuz andan itibaren beraberimizde taşıdığımız ölüm cevherini kendimize ziynet sayarız. Yine de ahirette benim ruhumun rahat etmesini istiyorsan bir şifahane (hastane) yaptır. Öyle bir şifahane olsun ki burada hem gönüller hem de beden acıları dindirilsin, hem ikisinin de tedavisi yapılsın. Babamdan düşen miras ile ne kadarına yetiyorsa sen o kadarını harca ve ceddimizin şanına yakışır bir eser meydana getir.”

gevher nesibe ile ilgili görsel sonucu

Bu Şah Eserin Dünya Çapında Bir Diğer Ünü de Ruh Hastaları İçin Yapılmış Olan ‘Tımarhane’ Bölümünün Olmasıdır

Gevher Nesibe hanım bu vasiyetinden bir süre sonra ruhunu Rabbine teslim eder ve daha önceden hazırlanan kabrine konur. Kardeş Gıyaseddin hemen inşaata başlar, Nesibe hanımında türbesini içine alacak biçimde bugünkü Şifaiye Gıyasiye Medresesini 1205 yılında tamamlar. Hemen hizmete açılır ve hem tıp eğitimini, hem de sağlık teşkilatımıza 700 sene hizmet verir. Medrese iki bölümden oluşur. Birinci bölüme Gıyasiye adı verilmektedir. Burası okul kısmıdır. Burada dünyanın ilk tıp tahsili başlatılmıştır. Burada eğitim gören öğrenciler “Şifahane” denilen ikinci kısımda pratik yapmışlardır.

gevher nesibe ile ilgili görsel sonucu

Bu şah eserin dünya çapında bir diğer ünü de ruh hastaları için yapılmış olan “Tımarhane”dir. 18 ayrı odalardan oluşan bölümleri ile hastalarına şifalar sunmasıdır. Dünyada ilk defa musiki, su sesi ve güzel koku ile hastalar tedavi edilmiştir. Aynı dönemde Avrupa’da ruh hastası olan hastalar papazların kararı ile ya yakılır ya da öldürülürdü. Gerekçe ise bu hastaları “şeytan çarpmış”tır, topluma zararlı olabilirler…

Günümüz de bu medrese, Gevher Nesibe Tıp Müzesi olarak hizmet vermektedir.

CEVAP VER