MGK ve Bakanlar Kurulu bitti “Kürdistan’a” karşı iktidar Atatürk’e sarıldı

0
663

Kritik Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen toplantı, 3 saat 10 dakika sürdü. MGK’nın ardından Bakanlar Kurulu toplandı.

MGK’nın ardından yayınlanan bildiride “IKBY’nin 25 Eylül 2017 tarihinde düzenleyeceğini açıkladığı referandumun gayrimeşru niteliği ve kabul edilemezliği bir kez daha belirtilmiştir.” denildi. Bildiride, “Tüm ikazlarımıza rağmen bu referandumun yapılması halinde Türkiye, ikili ve uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını mahfuz tutar” ifadeleri kullanıldı.

Bakanlar Kurulu’nun ardından açıklama yapan Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, referandum kararının “Türkiye’nin milli güvenliğine tehdit” olduğunu söyledi. Bekir Bozdağ, “MGK Bildirisi Ankara Anlaşmasını mı kapsıyor bu durum Kerkük-Musul’a müdahale hakkını mı içeriyor” sorusuna, “Bu anlaşmalar Lozan, Ankara Anlaşması ile 1946 Dostluk Anlaşması ve 1983 Türkiye-Irak Komşuluk Anlaşması. Bu anlaşmalarda ihtilafların nasıl çözüme kavuşturulacağı çok açık ortaya konmuştur. Bu nedenle MGK bildirisine konması kararlaştırılmıştır”yanıtını verdi.

Türkiye’nin “ikili ve uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını” kapsayan anlaşma 1926 Ankara Anlaşması ve Lozan Anlaşması olduğu biliniyor.

Ankara Anlaşması ve Lozan Anlaşması’nda Türkiye’nin sınırlarını belirleyen ve koruma altına alan anlaşmalar.

1926 Ankara Anlaşması’yla Türkiye ile Irak arasındaki sınır çizildi. Anlaşma metninde sınırla ilgili “Irak sınırı Milletler Cemiyeti’nin 29 Ekim 1924 yılındaki aldığı kararla kesin olarak belirtilmiştir. Milletler Cemiyeti’nin belirttiği sınır kararını iki devlette kabul edecek ve bozmak için herhangi bir eylem hazırlığına girmeyecektir” maddeleri yer alıyor.

Lozan Anlaşması’nda ise Türkiye’nin sınırları ve sınır güvenliğiyle ilgili şu maddeler yazıyor;

MUSUL VE KERKÜK’ÜN DURUMU

MGK’nın bu açıklamasının ardından Türkiye’nin Musul ve Kerkük’e müdahale etme hakkı doğacağı yorumu yapılıyor. Hukuki olarak ise bu müdahalenin temelini 1926 yılında yapılan Ankara Antlaşması dayanak gösteriliyor.

Mısak-ı Milli sınırları içinde kalan Kerkük ve Musul, 1926 yılında yapılan Ankara Antlaşması ile birlikte toprak bütünlüğü sağlanması şartıyla terk edilmişti.

Irak’ın toprak bütünlüğü esas alınarak yapılan İstanbul Anlaşması’na göre, bugün bölünmüş yapısı ve bölgenin illegal örgütlerin kontrolüne geçmesi Türkiye’nin haklarını gündeme getirdi.

Buna göre, otorite boşluğundan kaynaklanan kaos ortamı, Türkiye’nin Kerkük ve Musul’a girebilmesi için uluslararası hukukta zemin hazırlıyor.

BAKANLAR KURULU SONRASINDA BEKİR BOZDAĞ’IN AÇIKLAMALARI

Bakanlar Kurulu’nun ardından konuşan ve gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’ın açıklamaları şöyle oldu:

“Aklıselim ile hareket edin bu referandumdan vazgeçin. Referandumu iptal edin. Bölgede yaşayanların ve bölgenin hayrına olan referandumu iptal etmektir. Umarım ki iptal ederler böylelikle bölgede çıkacak yeni huzursuzlukların önüne geçmiş olurlar. Türkiye referandumun ertelenmesine de karşıdır. Ertelemek bu referandumu yapılmasına izin vermek anlamını taşımaktadır ki Türkiye buna da karşıdır. Doğru olan erteleme değil referandumun iptalidir.

Bütün opsiyonlar masaya konuldu. Hepsi tek tek değerlendirildi. Her iki durumda da hangi tür tedbirler alınacak ne zaman uygulamaya konulacak hepsi değerlendirilmiştir. Türkiye’nin bu konudaki kararlılığı göstermesi bakımından MGK’nın öne alınması ve Bakanlar Kurulu’nun bunun ardından yapılması, tezkerenin Meclis gündemine getirilmesi, Türkiye’nin bu konudaki kararlılığının ve somut duruşunun göstergesidir. Türkiye bundan sonra konuyu milletimizi ve ülkemizin çıkarlarına göre hareket edecektir.

(Yaptırımların içeriği ve ne zaman uygulamaya geçeceği sorusu üzerine) Biraz önce de söylediğim gibi hepsi değerlendirildi. Ama inşallah uygulamaya gerek kalmaz. Eğer iptal edilmezse bu yaptırımlar tecridi olarak uygulamaya konulacaktır ama bunları şu anda açıklamayı uygun görmüyoruz. Bütün adımlar değerlendirildi ve kararlarımız alındı. Şimdilik bu kadarla ifade ediyoruz.

(MGK Bildirisi Ankara Anlaşmasını mı kapsıyor bu durum Kerkük-Musul’a müdahale hakkını mı içeriyor) Şunu çok net bir şekilde ifade ettik. Bu anlaşmalar Lozan, Ankara Anlaşması ile 1946 Dostluk Anlaşması ve 1983 Türkiye-Irak Komşuluk Anlaşması. Bu anlaşmalarda ihtilafların nasıl çözüme kavuşturulacağı çok açık ortaya konmuştur. Bu nedenle MGK bildirisine konması kararlaştırılmıştır.

23 Eylül hepinize hayırlı olsun.”

 

Odatv.com

CEVAP VER

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.