Eğitim-iş’ten çok çarpıcı araştırma: Öğretmenlerin yüzde 52’si bunalımda

0
831

Öğretmenler Günü’nde, geleceğin mimarlarının durumu çok zor. İşte birkaç ‘kara rakam’:

10 öğretmenden 6’sı ümitsiz.

Yüzde 25’i ek iş yapıyor.

Yüzde 65’i fikirlerini özgürce açıklayamıyor.

Yarısından çoğunun borcu var…

 

BUGÜN başta Ankara olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında kutlanacak 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü binlerce eğitimci buruk karşılıyor.

Eğitim- İş Sendikası’nın yaptığı araştırmaya göre, öğretmenlerin yüzde 87’si kazandıkları parayla kendi çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını bile karşılayamamaktan yakınıyor. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 52’si gelir yetersizliği nedeniyle psikolojik sorun ile karşılaştıklarını belirtirken yüzde 50’si daha çok para kazanabilecekleri iş bulmaları halinde öğretmenliği bırakacaklarını bildirdi.

Eğitim-İş’in Öğretmenler Günü nedeniyle yaptığı anketten çıkan çarpıcı tablo şöyle:

HERKESE BORÇLULAR
Öğretmenlerin yüzde 36’sı kendisine ait evi yok.
Yüzde 36’sı ev kredisi ödüyor.
Yüzde 32’si kirada oturuyor.
Yüzde 21’i çocuklarının eğitimi için kredi çekti.
Yüzde 25’i ek iş yapıyor.
Yüzde 47’si ikiden fazla kredi kartı kullanıyor.
Öğretmenlerin yüzde 22’sinin esnafa, yüzde 25’inin şahıslara nakit, yüzde 52’sinin herhangi bir bankaya, yüzde 52’sinin kredi kartı borcu var.

TATİLLER EVDE
Yüzde 30’u kredi kartının sadece asgari borcunu ödeyebiliyor.
Yüzde 4’ü maaşında icra olduğunu, yüzde 8’i maaşına en az bir kez icra geldiğini belirtiyor.
Yüzde 24’ü borçla geçiniyor, yüzde 32’si maddi yardım alıyor.
Yüzde 61’i son bir yıldır tiyatroya, yüzde 35’i sinemaya gidemiyor.
Yüzde 70’i tatilini evinde ya da köyünde geçiriyor.
Yüzde 80’i her gün bir gazete, yüzde 62’si her ay bir kitap alamıyor.

FİKİRLERİNİ AÇIKLAYAMIYORLAR
Öğretmenlerin yüzde 60’ı gelecekten ümitli değil.
Öğretmenlerin yüzde 64’ü özgürce fikirlerini açıklayamıyor.
Öğretmenlerin yüzde 24’ü okul yöneticileri tarafından siyasi baskı yapıldığını belirtirken, yüzde 69’u okul yöneticilerinin siyasi iktidarın etkisi ile atandığını düşünüyor.

MAAŞ YOKSULLUK SINIRININ ‘YARISI’
Araştırmanın sonuçları öğretmenlerin ekonomik açıdan çok zor günler geçirdiğini ortaya koydu. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) bin 509 TL, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6 bin 192 TL. Öğretmenler yoksulluk sınırının neredeyse yarısı kadar maaş alıyor.

ÇOĞU ÖĞRETMEN ÇOCUĞU ÖĞRETMEN OLSUN İSTEMİYOR
TÜRK Eğitim-Sen ve Eğitim Bir-Sen’in yaklaşık 26 bin öğretmenle yaptıkları anketler de, neredeyse Eğitim-İş’in sonuçlarıyla aynı ‘kara tabloyu’ ortaya koyuyor. Bu iki sendikanın anketlerinde farklı olarak, şu tablo ortaya çıkıyor:

Yüzde 31.3’ü puanı öğretmenlik programlarına yettiği için bu mesleği seçmiş.
Katılımcıların yüzde 42.3’ü, çocuğunun öğretmen olmasını desteklemeyeceğini ifade ediyor.
Yüzde 38.9’u, öğretmenliğin itibar ve imajının düzelmeyecek kadar yıprandığı görüşünde.
Yüzde 65.7’si, toplumsal statülerinin gittikçe düştüğü kanaatinde.

EĞİTİM İŞ’İN ÖNERİLERİ

Araştırma sonuçlarıyla ilgili Eğitim İş Sendikası çözüm önerilerinde bulundu. Eğitim İş Sendikası Genel Başkanı Mehmet Balık, şöyle dedi:

“Araştırmamızın sonuçları öğretmenlerin ekonomik açıdan çok zor günler geçirdiğini ortaya koymuştur. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1509 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6 bin 192 TL’dir. Öğretmenler yoksulluk sınırının neredeyse yarısı kadar maaş almaktadır. Öğretmenlerin bu maaşla ailelerinin ve kendilerinin temel ihtiyaçlarını karşılamalarına imkan yoktur. 15 yıl deneyimli bir öğretmenin aldığı maaş ise yaklaşık 2 bin 700 TL’dir. 15 yıllık bir öğretmen yoksulluk sınırının yarısından az maaş almaktadır. Yaptığımız araştırma öğretmenlerin ekonomik gelirlerinin yetersizliğinin eğitimin niteliğini düşürdüğünü ortaya çıkarmıştır. Eğitimin nitelik sorununun çözülebilmesi için öncelikli olarak öğretmenlere insanca yaşayabileceği bir ücret ödenmelidir. 2015 Kasım ayından 2016 Kasım ayına kadar dolar yüzde 20,14 oranında artmıştır. Doların artmasına bağlı olarak ülkemizdeki sosyal ve ekonomik yaşam aynı oranda zamlanmıştır. Öğretmenlerin son bir yıldaki reel kaybı yüzde 20’den fazladır. Öğretmenlerin maaşları yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. Öğretmenlerin ek ders ücretleri en az 25 TL olmalıdır. Öğretmenlere ödenen eğitim öğretime hazırlık ödeneği, tüm eğitim çalışanlarına ödenmeli ve en az bir maaş tutarında olmalıdır. 24 Kasım Öğretmenler Gününde öğretmenlere bir maaş ikramiye verilmelidir. İnternet hizmeti öğretmenlere ücretsiz olmalıdır. Öğretmenlere toplu taşıma araçları ücretsiz olmalıdır. Öğretmenlerin sınav görev ücretleri en az iki katına çıkarılmalıdır. Öğretmenlere temsil tazminatı ödenmelidir. Öğretmenlere kira yardımı verilmelidir.”

CEVAP VER