Olmak ya da OLMAMAK…dedikleri

0
592

Vincent van Gogh delirdiğinde, bir gün gerçekten boyalarını yemeye kalktı. Ve bundan daha berbat bir şey yiyen zavallı Maupassant. Bu liste acıklı bir biçimde uzar gider.
…Van Gogh hayatı boyunca sadece TEK resim satabildi. Ama en azından bu onu Vermeer’in bir adım önüne geçirdi. Botticelli hayatının sonlarında topaldı ve hayırseverlerin yardımıyla geçinmek zorunda kaldı. Rembrandt bile sonunda iflas etti.

Turner’in bile kendisine göre bir korkusu vardı, onu çalışırken tek kişi bile görmemeliydi. Aslına bakarsanız, Euripides’in de aynı nedenden ötürü bir mağarada yaşadığı söylenirdi.

Michelangelo’nun hayatında hiç banyo yapmadığından söz etmiş miydim?
Shakespeare’in de korkunç derecede zayıf olduğu aklıma geldi.
Vivaldi düşkünler evinde öldü, Schumann hortlaklarla konuştuğu için akıl hastanesine yatırıldı, Çaykovski Amerika’ya gittiğinde daha ilk gece vatan hasreti çektiği için bir otel odasında sabaha kadar ağladı, James Joyce gök gürlediğinde mobilyaların altına saklanırdı, Beethoven çocukların bile yapabildiği çarpma işlemini asla öğrenemedi, Aristoteleles peltek peltek konuşurdu.
…boşluğa düşmemek için her iki yanında fazladan birer sandalye olmadan bir sandalyeye oturmayan Pascal…

-Modigliani sık sık diğer ressamların resimlerini imzalardı. Böylece onlar da, başka türlü satamayacakları resimlerini satabildiler. Belki sık sık dememeliyidim. Elbette Modigliani bunu sadece arada sırada yapardı. Yine de, Modigliani bunu iyi kalpliliğinden yapıyordu, çünkü birçok arkadaşı iyi beslenemiyordu.

-Gerçekten de, insan ATEŞİ neden SEYRETTİĞİNİ asla çözemiyor.

 

CEVAP VER