Şeriat Ülkesinde Kadın Olmak

0
575

***Suudi Arabistan krallığında doğan her çocuğun değeri, bugün hala, bir erkeklik organına sahip olup olmamasıyla ölçülür.
(syf 39)

***Sokakların benim için ne kadar anlamlı olduğunu burada öğrendim. En mutlu olduğum anlardı sokaklarda yürümek, alanlarda buluşmak dostlarla.(…) İnsan ülkesinden ayrılınca mı, yoksa şeriat ülkesinde yaşayınca mı daha bir değerini anlıyor ülkenin!
(syf 32)

***Sanata ve felsefeye, fotoğraf çektirmeye karşı olan Vahhabiler, kadını yok sayar. Çünkü burada hakim olan Vahhabilik mezhebine göre, kadın aklen ve dinen (dun) eksikdir.
(syf 28)

***Suudi Arabistan’da pencereden ya da ana kapıdan dışarıyı seyredemezsiniz. Zaten pencereler ve iç kapılar yüksek duvarlı bir avluya açılıyor. Akrabası da olsa, bir kadının kocasının izni olmadan bir erkeğin evine gelmesi, onunla görüşmesi kesinlikle yasak. Evlerde balkon yok. Kaçak yapılsa bile bir kadının balkona çıkıp çamaşır asmaz.(…) Ülkemin en çok sokaklarını, evimin gökyüzüne açılan pencerelerini, balkonlarını özleyeceğim.
(syf 21)

***İki kadın arkadaş iki yüz metre ilerideki markete gidemiyoruz. Tek başına bir kadın, bir hiç burada! Erkek çocuklar saatlerce sokakta top oynarken, kız çocuklarını sokakta görmek mümkün değil.
(syf 20)

***Şeriat yasalarının kadını hiçleştirmesi, aydınlığa düşman eğitimcilerin davranışları, Atatürk’e duyduğum hayranlığın artmasına neden oluyor. Cumhuriyetin değerlerini ve kazanımlarını anlatmalıyım çocuklarıma.
(syf 22)

***Kadınların kimliğinin olmadığı Suudi Arabistan’da bana bir kimlik verildi:”Atatürkçü öğretmen”
(syf 23)

***Örselenen ama değerinden hiçbir şey yitirmeyen sevgili gibi İstanbul. Boğazın sularından coşkuyla birlikte keder de akıyor! Bu şehirden ayrılmak sevgiliden ayrılmak gibi gelir her zaman bana…
(syf 25)

Zekiye Yüksel’in “Şeriat Ülkesinde Kadın Olmak” kitabından alıntılar