Sülük ile manyetik rot

0
114

Sağlık, döviz kurundaki artışla birlikte düşünülünce ortaya çıkan tablonun  en ağır etkilediği sektörlerin başında geliyor.
Daha doğru bir anlatımla, kamu hastaneleri ile tıbbi  malzeme alanında çalışan şirketler arasındaki bozulan mali ilişki, giderek bir halk sağlığı sorunu haline gelme riski taşımaya başladı.
Bu konuda bize de yurdun farklı illerinden okur mesajı gelmeyen gün artık yok gibi. Okurlar arasında hasta yakınları olduğu kadar medikal sektörü mensupları, hatta zaman zaman hekimler de bulunuyor.

★★★

Okur mektuplarından yansıdığı kadarıyla, sorunu tahmin edilenden ciddi noktalara taşıyan birbirine bağlı iki temel olgu mevcut:
– Sağlık  Bakanlığı’na bağlı hastanelerin malzeme ve cihaz aldığı şirketlere geri ödeme süreleri makul süreleri aşmış.
– Sağlık Uygulama Tebliği’ndeki fiyatların çok uzun süredir güncellenmemesi.
Bu iki olgu nedeniyle, pek çok kamu ve üniversite hastanelerince açılan ihalelerde, hastanenin fiyatları  düşük belirlemesine ve ödeme sürelerinin uzamasına bağlı olarak tedavilerde kullanılan malzeme kalitesinin giderek düştüğü belirtiliyor.

MANYETİK ROT

Tıbbi cihazlar son günlerde tıpkı adalet gibi sosyal medyada destek aranan konulardan birine dönüştü. Örneğin;  manyetik rot. Skolyoz (omurga eğriliği) hastalığının tedavisinde kullanılan bu tıbbi cihaz, teknolojik yeniliği dolaylısıyla hastanın olması gereken birden fazla ameliyat sayısını azalttığı belirtiliyor. Ancak maliyeti yüksek olan bu cihaz devlet tarafından karşılanmıyor. Skolyoz hastaları defalarca ameliyat olmak yerine bu cihazın kullanılacağı operasyonu üstlenemedikleri için sosyal medyada çare arıyor.
ORDER (Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Tıbbi Malzeme İmalatçıları İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği) Başkanı Erkin Delikanlı’nın sosyal medya hesabında yaptığı açıklama şöyle:
“Çok iyi niyetli ve samimi yaklaşmış olsalar da bir sonuç almayı başaramadık. İşin en ilginç yanı sağlık endüstrisi olarak bu ürünün temin edilebilmesi için SGK’ya ve Maliye’ye sıfır lira yük getiren bir çalışma da yapmış olmamıza rağmen.”
Daha vahim olanı ise bu yaşamsal önem taşıyan cihazların hastanın cebinden karşılanması istenirken devlet hastanelerinin sülük ihalesi açması.
Evet yanlış okumadınız. Sağlık mevzuatına, tamamlayıcı, geleneksel tıbbi  hizmetler adıyla girdiği bilinmekle birlikte işin bu biçimde hayata geçirilmesi insanda karmaşık duygu ve düşünceler uyandırıyor.
Çok taze bir örnek verelim size:

SÜLÜK VE HACAMAT KUPASI VERGİLERİMİZDEN

Sakarya Akyazı Devlet Hastanesi, Kamu İhale Kanunu’nun “doğrudan temin” maddesine göre 17 Mayıs’ta açmış bu ihaleyi. Şirketlerden 21 Mayıs’a kadar verilmesi istenen tekliflerde bakın neler var:
– Tıbbi sülük küçük boy 20 adet, tıbbi sülük orta boy 20 adet, tıbbi sülük büyük boy 20 adet.
– Sülük için 5000 cc’lik 24 adet kavanoz, değişik boylarda 50’şer adet hacamat kupası. Toplam 350 kupa.
– Akupunktur kulak tohumu, kulak iğnesi.
Bu ihalenin şartnamesinde devletin satın alacağı sülüklerin özellikler, sayılıyor ama burada anlatmaya gerek yok… İç açıcı değil çünkü.
Bizi asıl ilgilendiren, benimsemediğimiz bu yöntemlerin parasının halkın vergilerinden karşılanması olmalı. Ve sülükle, hacamat kupasına  ayıracak kaynağı olan devletin, çok daha yaşamsal malzemelerin bedelini karşılamadığı gibi mevcut listeleri güncellemeyişinden kaynaklanan büyük mağduriyet.
Sülük tedavisini kim istiyorsa, onun vergisinden kesmeli devlet bu ihale bedellerini. Ne dersiniz?

Çiğdem TOKER

CEVAP VER